Eğitim Bilimi Nedir ki?

Eğitim biliminin ne olduğu sorusuna gerçek bir cevap var mı? Bu sorunun cevabı karmaşık bilgi yaratma sürecinde yatıyor. Farklı ülkelerdeki eğitim sistemlerine baktığımızda, insanlara belirli yöntemler ve öğretim araçları yoluyla öğretmenin değeri daha belirgin hale geldi.

Bir eğitime başlamanın birkaç yolu vardır, ama hepsi zaten mevcut olan temelleri inşa etmekle ilgilidir. Bu yapılandırılmış öğretim yöntemleri ve öğrenme yardımcılarının tanıtılmasıyla yapılır. Temel fikir insanlara kendileri için nasıl düşüneceklerini öğretmek ve yeni fikirler ve kavramlar geliştirmek.

Eğitim Bilimi Hakkında Bilgiler

Eğitimde, şeylerin değişebilmesinin tek yolu öğrencilerin kendilerinin sorumluluk almaya istekli olmalarıdır. Bu yüzden eleştirel düşünme becerilerinin bu eğitim için gerekli olduğunu anlamak önemlidir. Sınıf oyunları uygulayarak ve çocukları tartışmalara dahil ederek, eğitim bilimi çok daha ilginç hale gelebilir.

Ancak aynı zamanda, okuldaki bilimsel yöntem ve teorilerin öğrencilere yardımcı olmayacağını anlamak önemlidir. Eğitim bilimi, ancak öğrencilerin kendileri deney yapmaya hazır olduklarında ortaya çıkabilir. Bir çocuk kendi başına düşünebildiğinde, geleneksel öğrenme yollarına ve bu nedenle etraflarındaki dünyayı keşfetme fırsatına ve özgürlüğüne meydan okumaya başladılar.

Bir ülkede eğitim büyük ölçüde öğrencilere ve okullara verilen destek düzeyine bağlıdır. Birçok ülkede yapılan araştırmalar, bir milleti genç ve yaratıcı tutmanın en etkili yollarından birinin, farklı geçmişlere sahip çocuklar için bir araya gelmesi için fırsatlar sunmak olduğunu göstermiştir. Bu, okul kapılarını tüm öğrencilere veya okullardan uzakta yaşayanlara açmak anlamına gelse de, çocukların büyümelerini ve öğrenmelerini sağlayacak kaynaklara ve ülkedeki herhangi bir kişiye erişebilmeleri önemlidir.

Öğrenme sadece okul odaları ile sınırlı değildir. Öğrenme araçlarını bulmak için en yaygın yerlerden biri sınıf olsa da, çocukların öğrenme süreçlerine pasif katılımcılar olmadığını da anlamalıyız. Öğrenme şekillerini aktif olarak seçerler ve geleneksel öğrenme yöntemlerinden çok daha etkili bir şekilde yapabilirler.

Öğrenmeyi deneyimleme şeklimizin bilimsel yöntemlerle değiştiğini bilmek harika, ancak bu, tüm toplumlardan tüm çocukların bu dersleri etkili bir şekilde gerçekleştirebileceği anlamına gelmez. Çünkü çocukları zekalarının gelişiminde öncülük etmeye teşvik etmeliyiz. Örneğin, gelişen sinirbilim alanı, sadece bilimsel yönteme değil aynı zamanda çocukların öğretimine dayanan yenilikçi yeni eğitim yöntemlerinin yolunu açmaktadır.

Başka bir deyişle sorun, bu çocukların mevcut eğitim sistemlerinde hala mevcut olan geleneksel yöntemlerin ötesini görebilmeleridir. Günümüz okulundaki genç beyinler öncekilerinki kadar bu yöntemlerle meşgul olmasalar da, kendi başlarına deneyler yapmak için yeni anlayıştan faydalanıyorlar. Bu, eğitim sistemimizi zedeleyecekleri anlamına gelmez, ancak yıllardır okullarda okumak zorunda kalanlardan çok daha fazla ilerledikleri anlamına gelir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir